01.08.2026 - ORTALILAR DERNEĞİ Web Sayfasına Hoş geldiniz

Tuz Diyarı Çankırı

Ahmet Ali Canbaz

Yazarın şu ana kadar yazılmış 4 makalesi bulunuyor.

Tuz Diyarı Çankırı

Tuz Diyarı Çankırı; mağarasıyla, sazıyla sözüyle, tarihi, efsaneleri, yaren geleneği, mutfağı ile olağanüstü zenginlik.

Al eline kalemi

Yaz başına geleni

Seni sevdim seveli

Oldum gönül veremi. (Mani- Çankırı Yöresi)

Tuzun Durdurduğu Zaman

Yer “Çankırı Tuz Mağarası ” yıl ise 1984 kazılan tünelin bir yerinde bir bakmışlar bir eşek, öylesine bozulmamış tuzun içinde donmuş kalmış kazma kürek sahiplerine bakıyor! Hemen bilim adamlarını çağırmışlar ve yapılan bilimsel incelemede eşeğin yaşı iki yüz küsur çıkmış. “Bunu en iyisi Maden Teknik Araştırma Müzesine (MTA) Götürelim de halk görsün!” demişler;

Ancak tuzlu ortamdan tuzsuz ortama geçince, havada ki bakteriler hücum da edince eşek çürümeye başlamış;

“Aman hemen geri götürelim!” demişler ve eşek tekrar memleketine “Çankırı Tuz Mağarası ” na geri dönmüş.

Hikâyede anlatılan, o dönemde mağaradan tuzun eşeklerin sırtında küfelerin içinde taşınarak çıkarıldığıydı. Bu garip hayvanda kendisine yüklenen tuzu sırtında taşırken ayağı kayıp bir çukurun içine düşüp ayağını kırınca, orada kaderine terk edilmiş. Gel zaman sızan yağmur suları sırtında ki tuzu eritince, hayvan da tuzun içinde bir güzel salamura olmuş.

Günümüzde ise bir camekanın içinde mağarada sergilenen bu zavallı hayvan, kendi doğal ortamına geri getirilmiş ise de çürümenin izleri artık kendini belli etmiş, eskiden dört ayağının üzerinde durabilirken şimdi ise sopalarla destekli durabilmekte!

Ona eşlik eden bir de bir arkadaşı var, sanki koşarken bir anda donmuş gibi duran beyaz tüylü bir tavşan, o da orada daha küçük bir camekan içinde bozulmadan sergilenmekte.

Soframıza Gelen Tuz

Sofraya oturduk, gelen yemeği tattık, “Bir şeyi eksik!” demeye kalmadan elimiz otomatik olarak tuzluğa uzandı; “Ekmeğin kokusu, yemeğin tuzu!” boşa denmemiş, tuzlukta ki beyaz danelinin verdiği keyifle “Yemek ne de lezzetliymiş!” deriz.

“Nereden ve nasıl gelir?” sorusuna Çankırı’nın kaya tuzunu da eklemeli.

 

Çankırı’ya 20 kilometre kadar uzaklıkta olan “Çankırı Tuz Mağarası” devasa bir yer; Hititler zamanından beri 3000 senedir işletildiği varsayılıyor. Buralar tarih öncesi bir iç denizin sularının çekilmesi ile oluşmuş.

Dehlizler, galeriler birbirini takip etmekte, koca tonluk kamyonlar yerin 150- 200 metre derinliğine gidip gelmekte. “zemin, tavan, duvarlar her yer tuz!” deniyor ama, hayalde yaşatıldığı gibi bembeyaz değil, mağara fazla siyah, “Eksoz dumanı!” olmuş.

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü öğrencilerin tuzdan yaptığı heykellerin sergilendiği yere, ancak bir eksiklik var, ışıklandırması oldukça zayıf, heykeller güzel ama sunumda albeni yok. Avusturya’da tuz şehri anlamına gelen Salzburg’da gördüğümüz tuz mağarası ile mukayese edince turizme kazandırılması için hayli ilgiye muhtaç.

Verilen bilgiler ışığında, biri acil durumlarda kullanılmak üzere beş kapısı var, 600 tane taşıyıcı ayakla dehlizler emniyetle ayakta duruyor, haftalık 600 ton tuz çıkarılıyor dünyaya 150 yıl, Türkiye’ye ise 400 yıl yetecek kadar tuz stoku varmış.

 

Eskiden Tekel işletmesi iken 60 kişi çalışıyor ancak maden özel işletmeye geçince 16 kişi çalışıyormuş.

 

Çıkarılan tuz kalitesine göre sofralık, turşuluk ve yalamalık (hayvanlara verilen) olmak üzere üç çeşitte, içinde ki kil oranı yüzde beş civarında ve fabrikalarda arındırılıp çeşitli markalar altında sofraya geliyor.

Yaran Evi – Yaran Geleneği

Eskiden posta hane ve kütüphane olarak kullanılan Çankırı ev mimarisi özelliğinde “Yaran Evi ”

sofralarda hazırlanmış duran çömlek peyniri ile bazlamalar, Peynir tarhana çorbasına (yeşil mercimekli) katılıyor. İçecek ise bu yöreye has, doğal “Kızılcık Eğşisi” ; yemekten ve tatlıdan sonra soda vazifesini taşıyan hazmettirici bir de “Bamya yemeği”.

Burası dost kapısıdır haset bilenmez

Gelsin dergâhıma mert erenler

Yüreği kara çalan dost sevemez

Soydan dergâhıma girsin erenler.

Yaran Evi’nde, yemekten sonra alt katta kapısında “Yaran Meclisi (Ocak)” yazılan oda kimi yerde oturuyor, kimi divanda, kimi ayakta. “Yaran demek candan dost, kardeş demek ve birbirine olan saygı, sevgi ölünceye kadar bitmez.”

 

—     8 Usta,

—     8 Kalfa,

—     8 Çırak toplam 24 yarenden oluşur ve bunlar 24 Oğuz Boyunu temsil eder.

 

—   Bir de Yaran Meclisine hizmet sunan kişi vardır ki ona da “Çavuş” denir. Bu meclisi aralarından seçilen “Büyük” ve yardımcısı “Küçük” olmak üzere “Yaran Başları” yönetir. Kışları toplanılır.

Ahilikten farkı birbirlerini 24 saat takip etmeleridir; burası bir disiplin ve bir beceri ocağıdır.

–  Oynanan orta oyunu manileri akıla dayalı,

– “Kırmızı minder” sorgulayıcı,

–  “ak kese, kara kese” öğretilen ticari ahlak farkı;

–  “el i- bel – dili”  kapalı, “aklı – kalbi – kapısı” açık prensipleri bu ocakta öğrenilir.

  Çankırı ve Tuz ile İlgili Birkaç Not:

  • Romalılar belli bir dönemde askerlerine maaşlarını “tuz hisseleri – Salarium Argentum” ile ödermişler; İngilizcede maaş anlamına gelen “Salary” kelimesinin kökeni buraya dayanır; Romalılar yedikleri yeşil bitkilere tuz ekince günümüzde kullandığımız “Salata” kelimesi de böylece doğmuş,
  • Marko Polo Tibet’te üzerinde Kubilay Han’ın resminin bulunduğu yuvarlak tuz paraların varlığından bahseder,
  • Napolyon, Rusya’ya yolladığı askerlerinin aldığı savaş yaraları tuz ihtiyaçları karşılanmadığı için iyileşememiş ve sonuç tabi ki yenilgi oldu,
  • Tibet’te tuz, erkekler tarafından “Tuz şarkısı” söylenerek çıkarılır, kadınlar günlerce süren bu tuz naklinde sırtlarını göle dönük olarak işlerini yaparlar ve bu şarkıyı duymamaları gerekmektedir, duyarlarsa uğursuz etkisinden korkarlar;
  • Bolivya’da, Nahçivan’da tamamen tuzdan yapılmış astım hastalarını tedavi amaçlı oteller var;
  • 1978 yılında UNESCO’nun kültür miras listesine giren “Polonya’nın Krakow- Wieliczka Tuz Madeni” den artık tuz çıkarılmıyor ama yer altı şehir görünümünde olup günümüzde yaklaşık 30 Euro giriş ücreti karşılığında turistik hizmet veriyor.

. Çömlek Peyniri, Kızılcık Eğşisi: gibi yöresel tatları şehir merkezinde ki “Tel Dolap” denilen Çankırı Organik Ürünleri Satış yerinden alınabiliniyor.

  • Çankırı Çamaşırhanesi: 1885 yılında II. Abdülhamit zamanında yaptırılan çamaşırhane, 1980 yılına kadar faaliyet göstermiş, 2006 yılında Belediye gözetiminde yaptırılan restorasyondan sonra artık sergi, kına gecesi gibi sosyal aktivitelere ev sahipliği yapıyor.

(Kul Ahmed-i)

Ahmet Ali CANBAZ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yandex.Metrica