Çankırı’nın Kayıp Kazaları
GİRİŞ
İlimizde Türklerin yerleşme hareketleri Malazgirt Savaşı’ndan sonra başlamış ve kısa sürede Çankırı geneline yayılmıştır. Çankırı’nın Türkleşmesi ve Müslümanlaşması Anadolu Selçukluları zamanında tamamlanmıştır. 13.yüzyıllarda bugün kullandığımız yer adlarının kullanıldığını görmekteyiz. Elmalık köyünde kurulan Elvan Seydi Zaviyesinin 13.yüzyılda kurulması aşamasında vakfın sınırları çizilirken Basdak ve Elmalık isimlerinin zikredilmesi bize bunu ispatlamaktadır.
limizin yerel tarihi konusunda yapılan akademik çalışmalar son derece sınırlıdır. Bunun yanında Prof. Dr. Ahmet Kankal hocamız ilimizin 16. yüzyılını incelemiş ve “XVI. Yüzyılda Çankırı” isimli bir kitap yayınlamıştır. Yine Prof. Dr. Ahmet Elibol hocamız “ XIX. Yüzyılda Başlarında Çankırı” isimli eseriyle yerel tarihimize büyük katkılar sağlamıştır. Bu her iki kitapta ismi unutulmuş kazalarımıza ait önemli bilgiler yer almakta olup araştırma konuları 16. ve 19. yüzyıl ile sınırlıdır. Yaklaşık iki yüz altmış yılı kapsayan Şeriyye Defterlerinin taranması esnasında bu kitapta olmayan isimlere rastladık. Araştırmamızın kapsamını Şeriyye Defterleri ile sınırlı bırakmayıp Tahrir Defterleri, Salnameler, Nüfus ve Temettuat defterlerini de inceleyerek genişlettik. Araştırmamız 1500-1927 yıllarını ve aşağıda yer alan “Çankırı”nın kayıp kazaları” adlı tabloda yer alan kazaları kapsamaktadır. Bu temel iki kaynağa ilave olarak böyle bir makale hazırlama sevdası ile ilimizin tarihine ışık tutmaya çalıştık. Hocalarımıza ve bu iki kaynağı yayınlayan Çankırı Belediyesine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Osmanlı Devleti döneminde ulaşabildiğimiz en eski belge 0/63 numaralı, 1502 tarihli İstanbul Belediyesi, Atatürk kütüphanesinde bulunmaktadır. Defterin ikinci sayfasında Fihrist-i Müselmân-ı Livâ-i Kengırı başlığı altında ilimize bağlı merkez kaza hariç, beş kazanın adı yazılıdır. Bu kazalar Çerkeş, Kurşunlu, Milan, Tosya ve Kalecik kazalarıdır. Defterin giriş sayfasında tarih kısmında şu ibare yer almaktadır. “ Tahrîran fî evâhir-i Muharremü’l-harâm sene semân ve tis‘a mi’e.” Muharrem ayının son on günü sene 908 ibaresini Miladi takvime çevirdiğimizde 16-26 Temmuz 1502 yılına ulaşmaktayız. Bu tahrir defterine göre 1502 yılında Çankırı”nın merkez kaza hariç beş kazası vardır demek yanlış olmaz.
Bu deftere en yakın bilgilere ulaşabileceğimiz diğer defter, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı tarafından yayınlanan 438 Numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri (937-1530) II ’dir. 1530 yılında bu defterin 61.sayfasına göre Çankırı’nın kazaları; Kazâ-i Kengırı, Kazâ-i Koçhisar, Kazâ-i Milan, Kazâ-i Kurşunlu, Kazâ-i Çerkeş, Kazâ-i Tosya, Kazâ-i Kargu, Kazâ-i Kalecik, Kazâ-i Karıpazarı’dır.
Bu iki tahrir defterinden sonra temel araştırma kaynağımız olan Çankırı Şeriyye Defterlerine göre ilimize bağlı kazaları aşağıdaki tabloda yıllara göre çıkarttık. Bu tabloda yer alan kaza isimleri şeriyye defterlerinde vergi kaynaklı kayıt edildiği için zaman zaman bazı kazaların isimlerinin olmaması o kazanın bağlılık durumunu göstermez. O yıllarda istenilen vergiden muaf olabileceğini düşündürmektedir. Tabloda yıllara göre bazı kazaların yer aldığını, hemen ardından ertesi sene başka bir kazanın tabloda bulunmadığını göreceğiz. Bunun temel sebebi Şeriyye Defterinde kaza isimlerinin zikredildiği belgelerin vergi içerikli olmasıdır. Vergiler kazalara tevzi ve taksim edilirken bazı kazaların o vergiden muaf olması isminin belgede yazılmamasına sebep olmaktadır. Kıtlık ve olağan üstü sebepler dolayısı ile zor durumda olan kazalar belirli vergilerden muaf tutulmuştur. Şeriyye Defterlerinde kaza isimlerini gördüğümüz belge türlerinden biride asker toplamak üzerek merkezden gönderilen iradelerdir. Bu asker toplama işi ile ilgili asker sayıları kazalara tevzi edilirken bazı cemaatlerin de eklediğini görmekteyiz. Özellikle ilimizde İnallu Ballu ve Na‘llu aşiretleri bu tür belgelerde isimleri zikredilen kazalarımızdandır.
Tabloda yer alan kaza listesini sadeleştirme yoluna gidilmedi. Uzun bir zaman zarfında elde ettiğimiz bilgilerin bir kaydı olsun istendi. Dört yılı aşkın zaman zarfında bu isimlere ve bilgilere ulaşılmıştır. Tabloda yer alan yıllar kaza isimlerinde meydana gelen küçük farklılıklara göre oluşturulmuştur. Rast gele yıllar olarak seçilmemiştir. Bu detay sayesinde daha ayrıntılı bilgiye sahip olabilmekteyiz.
Şeriyye defterlerinde toplu halde kaza listeleri 1832 yılından sonra yer almamaktadır. Münferiden kaza isimlerine rastlamaktayız. Kazalarımızın isimlerini bu tarihten sonra salnamelerden takip edeceğiz. Aşağıdaki tabloda yer alan isimler salnamelere göre tespit edilmiştir. İlk salnamemiz “Salname-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniye” olacaktır. Bu salnameden sonra ilimizi ilgilendiren diğer salname ise Kastamonu Salnameleridir. Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniye 1847-1929 yıllarını kapsamaktadır. Kastamonu Salnameleri ise 1869- 1903 yılarında yayınlanmıştır. Her iki salname incelenerek aşağıdaki tablo oluşturulmuştur.
Araştırmamızın temelimi oluşturan kaynağımız şeriyye defterleri, nüfus defterleri ve salnameler olduğu için kayıp kazalarımızın sınırlarını bu defterler ışığında vereceğiz. Şeriyye defterlerinde şahısların kimlik tespitlerinin yapıldığı davalarda yukarda yer alan pek çok kazamıza ait köy isimleriyle karşılaştık. Bunları not alarak tarihe bir nebze olsun ışık tutmak istedik.
